Adli tıpta kimlik nasıl aydınlatılır

Adlî tıp uzmanının aydınlatması gereken önemli «onular arasında, bazen ölen kimsenin kimliğinin anlaşılması meselesi « bulunur, özellikle denizden çıkan cesetler ve içine kapanık, tek başına yaşayan kimselerin ölümleri gibi durumlarda kimlik sonunu söz konusu olur.Ölenin parmak izlerinin polis dosyalarındaki parmak izleriyle karşılaştırılması, ölünün dişlerinin o yöredeki dişçiler tarafından incelenmesi bu konuda yardımcı ipuçları sağlayabilir.Ölenin vücudunda bulunabilecek dövmeler, yara izleri, başka belirli işaretler de kimliğinin saptanmasında işe yarayabilir. Bu gibi ipuçlarının da işe yaramadığı durumlarda ölü, kimliği belirsiz bir kimse olarak kayıtlara geçer.Düşük sonucu ölümler de adlî tıp uzmanının çalışma alanı içine girer. Kanun dışı düşük olayları çok kere genç bir kadının aniden ölmesinin şüpheye yol açması sonucunda yapılan otopsi ile aydınlanır.Düşük, tıbbî sebeplerle resmî hastanelerde yapıldığı zaman bile, hasta ölebilir. Bazen hastalar kendiliğinden oluşmuş düşükler sonucu da hayatlarını kaybedebilirler. Bu durumların, kanun dışı yöntemlerle yapılmış olan düşüklerden ayrımını adlî tıp uzmanı yapar.Ustaca yapılmış olan bir otopsi başka önemli sonuçlara da yol açabilir. Meselâ, ölmüş olan kişinin «anında aşırı miktarda alkol olup olmadığı; havagazı musluğu açılmış olan bir evde bulunan bir cesedin bir gerçek intihar olayının sonucu olup olmadığı sorularının da cevabını otopsi verir.Zaman zaman gazetelerde yeni doğmuş bir çocuk cesedinin bulunduğu haberi yer alır. Bu ceset, çok kere bir su birikintisinde ya da çalılık içinde bulunur. Çok defa çocuğun anasının kim olduğunu belirtecek bir bulgu ya da bir ipucu bulunmaz. Annenin bulunması halinde bile onu suçlamak her zaman kolay olmamaktadır. Bunun için çocuğun ölü doğup doğmadığı ya da doğduktan sonra ölüp ölmediği konusunun aydınlatılması, ayrıca ölüm sebebinin de anlaşılması gerekir.Altı aylıktan küçük çocuklarda görülen anî boğulma olayları da adlî tıp uzmanının çalışma alanı içindedir. Bu dönemdeki bir çocuk, yüzünü yastığa yapıştıran bir hareket yaptıktan sonra durumunu değiştirmeyip ölebilir. Aynı sonuç, bebekle yatağa yatmış olan annenin düşüncesizliğinin sonucu olabilir; çocuğun üstüne yaslanan anne bilmeden onu boğabilir. Bu kazaların önlenmesi için beşiklerde yastık kullanılmaması doğru olur.