Cinsel rehabilitasyna kimler katılır

Belirli bir hastanın neler yapabileceği ya da yapması gerektiğine dair son karar, tıbbi bir altyapı gerektirdiği için, daha önce belirtildiği üzere yönlendirmeler profesyonel hekimler tarafından yapılmalıdır. Ancak cinsel danışma gibi nazik bir alanda yeterli bir iş çıkarmak için tıp bilgisi kadar psikolojik becerinin de zorunluluğu açıktır. Bireysel hasta ve sahip olduğu ilişkilerinin psikolojik açıdan değerlendirilmesi ve hastaya olduğu kadar eşine de empati ve anlayış gösterilmesi önemlidir.Doktorlarla işbirliği yapacak diğer profesyonellerin -hemşireler, sosyal çalışmacılar, psikologlar ve terapistler- büyük yardımı dokunabilir. Kardiyak rehabilitasyon için, bir ekip yaklaşımına doğru bir hareket vardır (Semmler ve Semmler. 1974) ve kalp hastaların cinsel korkularını rahatlatmada hemşirelerin nasıl yardımcı olabileceğine dair bazı öneriler ortaya çıkmaktadır (Lawson, 1971). Açıktır ki depresyon, anksiyete, nedensiz korku ve evlilik problemleriyle baş etmede psikologlar büyük önem taşımaktadır. Garrity (1973), bir danışmanın, hastanın şimdiki sağlık durumu, fiziksel kapasitesi, fiziksel iyileşme olasılıkları ve gelecekteki sağlık durumu ile ilgili pozitif düşünceler oluşturmasında sürece ciddi katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur. Bireyin sağlığı ile ilgili bakış açısının, sonucu belirlemede çok önemli olduğu sonucunu çıkarmıştır. Adsett (1968), kısa süreli grup terapisinin, hasta ve eşlerine yardımcı olduğunu bulmuştur. Cinsel aktiviteye yeniden başlama, genellikle diğer fiziksel aktivitelere başlamaya oranla daha fazla endişe yaratır. Ancak, seksin diğer aktivitelere benzer olduğunun aktarılması ve eğitimli profesyonelle açıkça tartışılması anksiyeteyi yok etmeye yardımcı olabilir.Tüm kalp hastalarının cinsel problemlere sahip olmadığı açıktır. Hellerstein ve Friedman (1970), hastalan arasında cinsel aktivitenin kalitesini değerlendirirken kalp krizini takiben hastaların %52,3?ünün herhangi bir değişim göstermediğini, %22,7?sinin ise iyileşme gösterdiğini bulmuştur. Tüm hastaların %41,7?si kalp krizini takiben cinsel aktivite sıklığında bir değişim göstermemiştir. Araştırmacılar, diğer hastaların yaşadığı cinsel problemlere bağışık görünen hastaların karakteristikleri üzerine çalışma yapmıştır.