Erkek cinsel yetersizlik tedavisi

Tek başına bir müdahale olarak herhangi bir medikasyonun cinsel sorunları tamamen çözmesi nadir görülen bir durumdur (Leiblum, 2002). Aslında beraberinde alınan psikolojik bir tedavi olmadan, genel anlamda farmakoterapinin, bilhassa da ereksiyon sorunlarında bırakılma oranı oldukça fazla olııp muhtemelen %40- 80 kadar yüksektir (Brock vd., 2002). Hastanın cinsel isteğinin, özsaygısının, ilişki memnuniyetsizliğinin ya da hatalı beklentilerinin değerlendirilememesi ya da tedavi edilememesi, takip ve danışmanlığm ihmal edilmesi de tedavinin bırakılmasına ve başarısız olmasına bariz bir şekilde katkıda bulunur. Yüksek kaygı seviyesi, yetersiz uyarılma, psikolojik engellemeler ya da sadece öfke yüzünden ilaç tedavisinin aksi durumlarda ortaya çıkan somut fizyolojik yararlan genellikle baltalanır.Kendisi de doktor olan Virag (2005) çoğu doktorun ereksiyon bozukluğu tedavisini bir hayli basite indirgemesinden yakınmaktadır. Virag, aşırı kaygı, yetersiz cinsel uyarım, çok düşük testosteron düzeyi ya da aşırı venöz boşaltımı olduğunda oral medikasyonların işe yaramadığını belirterek, multidisipliner değerlendirme ve tedavinin önemini vurgular. Dahası ereksiyon yetersizliğine yönelik medikasyon tedavisi işe yaramadığında, erkeklerin cinsel yeterliliğe dair performans kaygı ve ümitsizlikleri genellikle artar.