Verem nasıl önlemelidir

Son yıllara kadar verem, ancak belirtileri kesin olarak ortaya çıktığı zaman teşhis edilebiliyordu. Bu durum, özellikle yaşlı hastaların hastalığı aylarca ve hatta yıllarca çevreye bulaştırmalarına yol açıyordu. Günümüzde başarıyla uygulanan antibiyotiklerin yardımıyla, hastalar kolayca tedavi edilebilmektedir. Ancak hastalığın teşhisinden önceki bulaşma tehlikesi henüz ortadan kaldırılamamıştır. Bu sebeple birçok gelişmiş ülkede veremin, henüz belirti göstermediği sıralarda teşhis edilmesine çalışılmaktadır. Veremi tesbit maksadıyla uygulanan en yaygın yöntem, dış görünüşüyle sağlıklı olan kişilerin röntgen filmlerinin çekilmesidir. İş yerlerinde, fabrikalarda, okullarda özel ekipler ücretsiz olarak röntgen filmi çekerler, böylece gizli verem vakalarının tesbitine çalışılır. Bu çalışmalar sırasında hiç bir hastalık belirtisi göstermeyen birçok kişide akciğer veremi tesbit edilip toplum sağlığı ve milli ekonomi açısından çok yararlı sonuçlar elde edilir.Ancak hayat şartlarının yükselmesi ve verem ihtimalinin azalmasıyla, bu metod yardımıyla tesbit edilen verem vakalarının sayısı azalmış ve dolayısıyla maliyet yükselmiştir. Ayrıca, hasta olma ihtimali en yüksek olan işsizler, yaşlılar ve yoksullar genellikle bu araştırma çalışmalarının kapsamına girmemektedirler. Bu sebeple günümüzde ilgili çalışmalar daha çok verem vakalarının en yoğun olduğu gecekondu bölgeleri ve tutukevleri gibi yerlerde yapılmaktadır. Ayrıca günlük işleri sırasında çok sayıda insanla ve özellikle çocuklarla ilişkide bulunan kişilerin (meselâ öğretmenlerin) sık sık denetimden geçirilmesine çalışılmaktadır. Bütün bu çalışmalar veremin erken teşhisinde ve hastaların toplumdan uzaklaştırılmasında çok yararlı olmaktadır.Veremin tesbiti için uygulanan bir başka metod da deriye yapılan testlerdir (tüberkülin testi). Verem basilinden çıkarılan bir parça protein deriye şırınga edilir. Verem geçirmiş kişilerde basilin verildiği noktanın hemen yanında küçük kırmızı ve ağrısız bir yumru meydana gelir. Bu testler veremin çok yaygın olduğu yıllarda son derece yararlı olmaktaydı. Meselâ otuz yıl önce, bu testler vücudun verem mikrobu ile temasa gelip gelmemiş olduğunu belli etmekteydi. Verem vakalarının azalmasından sonra, bu testler daha çok testin yapıldığı sırada veremli olan hastaların teşhisinde yararlı olmaya başladı. Birçok yerde, verem geçirmiş veya geçirmekte olan kişilerin tesbitiyle hastalığı, etkisi önemli ölçüde azaltılmış oldu. Daha sonra bu yöntemin yerini vereme karşı uygulanan aşılar almaya başladı.Hangi metodla olursa olsun bir kişinin veremi olduğu kanısına varıldığı zaman, kesin teşhise varabilmek için verem basilinin mikroskop incelemesiyle saptanması gerekir. Akciğer vereminde mikroskopla balgam incelenir. Verem böbrekleri etkiliyorsa, mikroplar sidik içinde görülürler. Gerek sidikten ve gerek balgamda elde edilen basiller iaboratuvarlar da kültür içine konabilirler. Bu işlem, basile karşı hangi ilâcın daha başarılı olacağının tesbkl amacıyla yapılır.